“Rüyalar, uyanıkken kendimize söylemeye cesaret
edemediklerimizi anlatır.”
Erich Fromm
Uyku, hiç şüphesiz memeli canlıların tümünün temel ihtiyacı. Uyumadığımızda hayat kalitemiz düşmeye ve zaman içerisinde bilişsel
yetilerimizi kaybetmeye başlarız. Peki hiç düşündünüz mü? Kötü, korkutucu
rüyalar neden var dinlenip rahatlamamız gereken bu özel vakitte neden korkunç
veya rahatsız edici rüyalar görerek daha yorgun uyanırız? Neden rüyalar çoğu
zaman huzur vermek yerine bizi rahatsız eder? Bu bir tesadüf değil.
Rüyalar ne anlatıyor? Başlıklı yazımızda rüyaların
anlamları ve bize vermek istedikleri mesajları konuşmuştuk. Şimdi ise korkutucu
rüyaların temel sebebine bir göz atalım.
Zihnimizin önceliği konfor değil bizi hayatta tutmaktır ve
hayatta tutabilmek için tehlikeleri görmezden gelmek yerine onları abartma
eğilimindedir. Zihin, sesini duyurmak için rahatsız edici imgelerle bizimle
konuşmaya çalışır. Zihnin kontrol bariyerinin kalktığı tek an uyku esnasıdır
gün içerisinde görmezden gelinen sessiz çığlıklar uyku esnasında belirgin
çığlıklara dönüşür.
KORKUTUCU RÜYALAR BİZE NE ANLATIYOR?
Bastırılan Duygular:
Öfke, suçluluk, utanç, kıskançlık gibi rahatsız edici duygularımızı gün içerisinde bastırma eğilimindeyiz. Eğer sağlıklı bir bireyseniz, uyanıkken bunları zorlansanız da bastırabilirsiniz ancak, gece olduğunda…sesler biraz daha net duyulmaya başlar.
Kontrol Kaybı Korkusu:
Rüyalarda kontrol artık bizim elimizde değil, zihnimizin elindedir. Rüyalar bize tam anlamıyla “Burada kontrol benim elimde” der. Rüyalarda kaçamamak, bağırdığınız halde sesinizin çıkmaması, bir şeyler durdurmak isteyip durduramamak. Bu tip rüyaların bize verdiği mesajlar nettir.
Tamamlanmamış Psikolojik Süreçler:
Yarım kalan konuşmalar, vedalaşamamış insanlar, yaşanmış ancak geçmemiş duygular… Bilinçdışı için “geçmiş” diye bir kavram yoktur, tam anlamıyla çözülmediğini düşündüğü her dosyayı aktif tutar. Rüyadayken de bu dosyaları filtresiz şekilde kapatmaya çalışır.
NEDEN GÜZEL RÜYALAR DAHA AZDIR?
Çünkü mutlu olduğumuz zaman zihin alarm vermez, tehlike çanları
çalmıyorsa sistem genelde sessiz kalır ama bir şey yolunda gitmiyorsa o zaman “Hey,
ben buradayım!” demek ister ve bunu yapabileceği en rahat alan kontrolün
elimizde olmadığı rüyalardır. Aynı korkutucu rüyayı tekrar tekrar görmek genelde
şu anlama gelir “Mesaj iletildi ancak yerine ulaşmadı.” Zihin bunu fark ettiği
anda ısrarcı şekilde yaklaşım sergilemekten çekinmez bizi ikna edene kadar aynı
temayı, farklı sahnelerle oynatır. Siz kaçtıkça sizi kovalar, yok saydıkça büyür.
Rüyalar geleceği söylemez ama görmezden geldiğiniz bugün ve
düne dair mesajları bize iletir. Rüyalar kehanet değil, bir iç dünyamızı
anlatan raporlardır. Tekrarlayıcı rüyalar için çoğumuz “Boş ver” “Çok saçma” “Yorgunluktan”
gibi açıklamalar yaparız ve sonunda kendimizi aynı duyguların içine sıkışmış
buluruz.
Asıl soru şu; rüyalar neden korkutucu? Çünkü zihin sana şunu
demeye çalışıyor “Uyanıkken bakmadığın yere, burada bakmak zorundasın” ve belki
de asıl korkutucu olan rüyalarımız değil, uyanıkken görmezden geldiğimiz
gerçeklerdir.
0 Yorumlar